Tyrion ejder sürücüsü? neden olmasın :)
(gameofgifs gönderdi)
Bu videoyu hayattan zevk alacağını düşünen, büyük umutları olan bir genç olarak izlemeye başladığınızda başınıza geleceklerden haberdar olmuyorsunuz. “Her şey eninde sonunda güzel olacak.” tesellisiyle günlerin geçmesini beklerken, kabullenmek istemediğiniz bir gerçek çarpıyor yüzünüze. “Hayır, bir şeyler yanlış da gidebilir.” Her istediğinizin kucağınıza düşmeyeceğini, her zaman kazanan olmayacağınızı 38 saniye içerisinde anlıyorsunuz. Yıllar boyunca kulağınızı tıkadığınız ve belki de asla gelmeyeceğini umduğunuz haber, o yaştaki bilinçsizlikle güzel bir Pazar sabahı PlayStation kolunun bozulmasından daha fena bir etki yaratıyor.
İkinci tekil şahıstan bire geçelim, zaten çok uzakta değildik. Görüntülerin kaydedildiği o anda Morrissey’in sesi çatallaşıyor, şarkının sözlerini “Let me have who I want” olarak değiştiriyor, gözlerini kapatıyor ancak bir mısra daha söyleyecek gücü kendinde bulamıyor. Videoda gözükmüyor ancak onun sahnede diz çöküp şarkı sonuna kadar o halde durduğunu hatırlıyorum. Acı çektiği belli ve eğer Morrissey de sahnenin ortasında ağlamaya başlıyorsa biz bu hayatla nasıl başa çıkacağız pek bir fikrim yok. *Araf’ın hikayesini okurken, ”(…) hiç değişmeyen bir monotonlukta, sanki bir gün hayatlarının birden bire değişivereceği beklentisi ve hayalinde, aslında neredeyse içinde yok olup gittikleri bir vakumun içinde, biteviye çalışarak yaşarlar.” cümlelerinde takılı kalmıştım. Herkesin, bir gün bir şeylerin değişeceğine inanıp aynı zamanda da değişmeyeceği bilinciyle yaşamına devam etmesi tuhaf ve acıklıydı. Derken tam da bu tuhaflıklar anında, acıklı hallere kafa yorarken çıkageldi o ümidi kestiğim değişiklik.
Belki bir sokakta, belki bir evin içinde ya da bir şarkıda gelip vuracak yine geçmiş. Ama dibe sürükleyen her neyse, bir gün -elbet bir gün- yok oluyor kendi girdabında. 10 yıl sonra aradığın huzuru bulacaksın deselerdi, inanmazdım, 10 yıldır inanmadım da. Şimdiyse inanacak ne çok şey, yaşanacak ne güzel bir hayat var diye düşünürken, Morrissey’in bu videodaki hali kurcalıyor aklımı. Dibi görmeli, çıkmasını da bilmeli. Ama çıkarken bile bir gün yine orada olabileceğini ve yine oradan çıkabileceğini bilerek çıkmak, en güzeli.
Bazen rüzgarın saçımı dağıtmasına, yağmurun yüzümü ıslatmasına, birilerinin kalbimi kırmasına izin veririm sonra;
Saçımı TOPLARIM,
Şemsiyemi AÇARIM,
Kalbimi KAPATIRIM
Hepsi bu…
Can Yücel
hıdrellez duası..
dahil…sağlığı iyi olsun.kalbi ritmini çalsın. yanakları kiraz
pembesi, dudakları bal olsun. teni sıcak kalsın, enerjisi dışına
taşsın. ciğerlerinden nefes, midesinden gurultu, bacaklarından
güç eksik olması….kanı bol olsun, damarlarında dönüp dönüp
dolaşsın. sevdikleriyle bir arada olsun. kolu kollarına değsin,
gözü gözlerinin içine baksın. lafları birbiriyle başlasın. nesi
varsa, bölüşecek biri olsun; nesi yoksa, bulup getirecek biri
olsun. bu birileri az ama öz olsun. bazıları dünyada tek olsun.
sevgisinin tamamını harcasın. harcasın ki, ona büyük bir miras
kalsın. sevmekten bıkıp usanmayacağı biri olsun. onun yeri ayrı
olsun. onu soysun, başucuna koysun ama yalan uydurmasın. o
her şeyine, her haline tek tanık olsun. bir hareketiyle güldüren,
bir hareketiyle ağlatan olsun. duyguların hepsi onda olsun. kalbi
buna teslim olsun. bütün şarkılar onu anlatsın. âşık olsun,
sırılsıklam olsun. kurumasın. yapmaktan bıkıp usanmayacağı bir
işi olsun. başarının gerçek adının bu olduğunu unutmasın. ibadet
eder gibi, bu keşfini her gün yeniden kutlar gibi, onu yapıp
dursun. yaptıkça daha iyi yaptığını görsün. daha iyi yaptıkça
bunu başkaları da görsün. o başkalarının bunu gördüğünü, dış
gözüyle görsün, iç gözüyle işine baksın. neşesi bol olsun.
kendini mutlu etsin, durduk yere neşelenmek nedir bilsin. içinde
bir şey durup durup zıplasın. duydukları, gördükleri onu
gıdıklasın, kahkaha attırsın. gürültü çıkarsın. saçma şeyler
söylesin. çocuklukta en şımardığı ana, sık sık gidip gelsin.
nereye gidip geldiği bilinmesin. değiştirmek istedikleri değişsin.
içte ve dışta, iyi günde ve kötü günde tadilat yapsın. eskilerini
atsın, ruhunu havalandırsın. kapıda hep kamyonu dursun. dilediği
yere taşınsın. kendinden taşınmak isterse, içindeki güç,
dışındaki sevgi ona yardımcı olsun. bileği, bütün alışkanlıklarıyla,
bağımlılıklarıyla güreşsin. bir şey ona sürpriz olsun. günlerinden
bir günü, bir pakete sarılı olsun. açılınca, içinden hiç beklemediği
güzel bir haber çıksın. bu gün üçyüzaltmışbeş’ten herhangi biri
olsun. öylesine bir pazartesi, arkaya kavuşturduğu ellerinde,
unutulmaz bir salı saklasın. öyle tahmini mümkün olmayan bir
şey olsun ki bu, hayatın zekâsını anlatsın. bir hayali gerçek
olsun. bir hayale gözünü yumsun. peşinden koşup, onu
sobelesin. hayalini kendinden saklamasın. bir çizgi filmde
olduğunu, her şeyin mümkün olduğunu unutmasın. bu duayı
okusun. kendi sesiyle duysun. duası gerçek olsun. her kelimesine
şükretsin. tek satırına nazar değmesin.
aynısından bana da
(edepsizkomedya gönderdi)

Ben nerden bilecektim ki;
Ölümün ince belli bir bardak çayla
Dudak arasında olduğunu.Kazım Koyuncu
bu ampül elbet patlayacak aga!!!
(lovemusic00 gönderdi)


